Cemaatle namazın üstünlüğünü kabul etmemek mümkün değildir. Hadislere uyarak, "Şu kadar kat namazdan farklıdır" şeklinde rakamlar verilir. Cemaatle namaz kılmanın iki önemli yanı vardır.
Birincisi, Fatiha'da "İyyake na'büdü ve iyyake nes'tein (Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım isteriz) âyetinin çoğul olması dolayısıyla cemaatle kılınan namazda bu ayetin sırrını daha iyi sindirmiş oluyoruz. Gerçi tek başına namaz kılarken "gönül, beden, nefis, ruh" dörtlüsüyle birlikte kılındığı için çoğul diyoruz, ama aslında cemaatle kılındığı zaman o çoğunluk sırrı daha iyi zuhur eder.
Cemaatle namazdaki ikinci önemli hadise, mü'minlerin birbirine yaklaşımıdır. Birlikte namaz kılmak, samimiyeti, dostluğu, sevgiyi hatta ekonomik kalkınmayı sağlar. Bu kadar önemlidir. Cemaatle kılınacak namazda her semtin insanları birbiriyle anlaşacağı için. o semtin bir çok sosyal, ekonomik problemlerine oradaki dostluk çare olur. Binaenaleyh cemaatle kılınan namaz çok önemlidir. Hele hele sabah namazı büsbütün kıymetlidir. Bir de ayrıca insanların İslamiyete diğer kardeşlerinin uygun hareket etmeyişlerini de murakabe eder. Bunun Selçuklular Devrinde pek çok örnekleri görülmüştür. Sabah namazında imam efendi, suç işleyen, içki içen yahut zina yapan birisi cemaatin içine girip namaz kıldığı zaman, "Namazı men etmeyiniz" hükmü gereğince susmuş, ama namaz bittikten sonra, "Sen bizim camimize gelme, başka bir camide namaz kıl, çünkü seninle beraber sırat-ı mustakimi istiyoruz. Senin içimizde bulunmandan dolayı rahatsızız" diyerek bir nev'i suçlara, günahlara karşı sosyal murakabeyi sağlamıştır. Yanında durduğu adamla beraber sırat-ı mustakimi istiyorsun, Allah'a kulluk yaptığını beyan ediyorsun, yalnız Allah'tan yardım istediğini söylüyorsun.
Bu, çok muhteşem bir sırdır. çağımızda aynı cemaate gittiği halde birbirleriyle muhabbet kuramamış, yahut mümkün olduğu halde gitmemiş gibi bir eleştirinin içerisine girmek istemiyorum. İnşaallah gelecek günlerde yeni yetişen kuşaklar bunu daha iyi fark edeceklerdir. Cemaatle kılınan namazda cemaat muhabbeti şarttır. Birbirleriyle dışarıda kavga etmek, kötü söz söylemek düşünülemez.
Kadınların cemaate iştiraki ve kendi aralarında cemaat olması konusunda, kadınlar Asr-ı Saadette kendi aralarında cemaat olmuşlar ve annelerimiz kadınlara namaz kıldırmışlardır. Ayrıca Asr-ı Saadette pek çok namaza annelerimiz cemaat olarak iştirak etmişlerdir. Hatta Hz. Ömer devrindeki bir olaydan biliyoruz ki, arada perde olmadan arka saflarda hanımlara ayrılan bölümde cemaat namazı kılmışlardır. Yalnız burada cemaat namazındaki çok sıkı disiplin kadınlar üzerinde yoktur. Bir kadına, "Sen niye cemaat namazına gitmiyorsun?" diye baskı yapamazsın. Ayrıca bir hanımın cemaate iştirak etmesi için kocasından izin alma mecburiyeti de yoktur. Hiç bir namazda sınırlama yoktur.